1. Yaprak ve Sürgün Zararlısı Mantarlar
1.1. Melampsora sp. (Pas mantarları)
Kavak yapraklarında "Pas Hastalığı"nın nedeni olarak bilinen ve hepsi
de parazit olarak pas mantarları grubu içinde yerini alan, Melampsora cinsi,
kavakçılıkta büyük bir öneme sahiptir. Yurdumuzda kavaklar üzerinde saptanan
en önemli Melampsora türü Melampsora allii-populina Kleb 'dir Bu mantar
genellikle iklim şartlarına bağlı olarak Haziran ayından itibaren, kavak
yapraklarının alt yüzünde, önceleri, takriben 0.5 mm çapında, seyrek, açık
sarı, daha sonra tamamen yaprak yüzeyini kaplayan ve 1-1.5 mm çap'a kadar
varabilen, bu arada rengi de portakal sarısı ve sonunda pas rengine dönüşen
spor yatakları (Uredo yatakları) ile ortaya çıkar. Önceleri üzerleri bir
zarla kaplı olan bu yataklar sporların olgunlaşıp portakal sarısı rengini
almasıyla, açılarak içindeki sayısız Uredospor'ların yağmur, böcek, rüzgar
ve hatta insanlar aracılığı ile etrafa yayılmasını sağlarlar (Resim 19).
Büyüme
mevsimi içinde, hastalığın bir fertten diğerine bulaşması bu yolla olmaktadır.
İklim şartlarının uygunluğu ve bazen duyarlı klonların varlığı ile, yaprak
yüzeyi tamamen bu yataklarla örtülür. Neticede yaprak adeta kırmızı pas
rengini alır ve bunun sonucunda oluşan nekroz sonrasında erken ve şiddetli
olarak alt dallardan başlayan bir yaprak dökümü ortaya çıkabilir. Bitkinin
bir taraftan dökülen yapraklardan dolayı besin kaybına uğraması, diğer
taraftan genç sürgünlerin gerekli şekilde odunlaşmaması sonucu bu fidanların
soğuk ve dondan zarar görmeleri kaçınılmazdır . Bunun sonucu olarak diğer
sekonder karakterli böcek ve mantarların özellikle, Cytospora chrysosperma
(Pers.) Fr. nın tasallutu görülebilir . Melampsora allii-populina Kleb.
belli şartlarda biyolojik seyrini ara konukçu bitki olmadan tamamlayamamaktadır.
Bu bakımdan, bu floranın sahadan uzaklaştırılması önemli bir koruma önlemi
olarak gözden uzak tutulmamalıdır. Ayrıca, yere dökülen ve gelecek büyüme
devresi içinde hastalığın ortaya çıkışı ve yayılmasını sağlayacak yaprakların
derin bir sürümle toprağa karıştırılarak ortadan kaldırılması, ihmal edilmemelidir
. Fidanlık ve ağaçlandırmalarda bu mantara karşı uygulanacak kimyasal bir
mücadele, ancak kültürel önlemlerle beraber yürütüldüğünde başarılı olmaktadır
.
1.2. Marssonina brunnea (Ell.et Ev) P.Magn.
Dünya kavakçılığının en önemli parazit mantarlarından biri olan Marssonina
brunnea (Ell. Et Ev.) P. Magn. Kavaklarda büyük ekonomik zararlara sebep
olabilmekte ve bazı önemli kavak klonlarının kullanımını engellemektedir.
Bu mantar, iklim koşullarına bağlı olarak, genellikle Nisan ayından itibaren
kavak fidanlık ve ağaçlandırmalarında yapraklar üzerinde çok küçük, önceleri
tek tek dağılmış, yuvarlak, kahverengi, orta kısımları pulumsu, beyaz görünüşlü
lekecikler ile ortaya çıkar.
Uygun şartlarda, bu lekecikler büyüyerek 1-2 mm çap'a ulaşır ve daha sonra
da bunların birleşmeleri sonucu oluşan, geniş kahverengi lekeler yaprağı
kaplar. Bunlar, aslında mantarın eşeysiz üreme organlarıdır (Acervulus).
Mantar, şiddetli tasallut sonucunda bazen yaprak damarlarında, yaprak sapında
ve genç dallarda da görülür (Resim 20). Duyarlı kavak klonlarında bu mantarın
erken ve ani yaprak dökümüne, taze sürgün kopmalarına, hatta yaşlı ağaçların
odunlarında önemli deformasyonlara sebep olduğu da belirlenmiştir. Uygun
iklim şartlarında, mantarın olgunlaşan karakteristik sporları; rüzgar,
yağmur, böcekler aracılığı ile etrafa dağıtarak hastalığı bulaştırır ve
bu durum büyüme devresi boyunca devam eder. İlk tasallutlar ve kurumalar,
alt dallardan başlar ve kuruyan yapraklar kıvrılarak dökülür. Sonuçta,
fidan ve ağaçların yalnız tepe kısımlarındaki dallarında açık renkli, seyrek
yapraklar dikkati çeker ki bu, mantarın varlığını belirleyici enteresan
bir görünümdür.
2. Gövde ve Dallara Arız Olan Mantarlar
2.1. Cytospora chrysosperma (Pers.) Fr.
Dünyada ve Ülkemizde melez kavaklarda olduğu gibi, Karakavak fidanlık
ve ağaçlandırmalarında gövde ve dallara tasallut eden en önemli mantarlardan
biridir. Cytospora chrysosperma (Pers.) Fr. sağlık durumu bozulmuş fertlere
tasallut ederek, zararlı olmaktadır. Bu mantar ülkemizde, özellikle Karakavaklarda
don, dolu zararı görmüş veya birkaç yıl arka arkaya Septoria populi Derm'nin
tasallutuna uğramış, fertler üzerinde daha sık görülmektedir.
Hastalığın
ilk belirtileri, kambiyumun tahribi sonunda kabukta görülen ve esmerden
siyaha kadar değişen, renkli lekelerdir . Hastalığın daha ileri aşamasında
kabuk üzerinde, küçük, siyah, yuvarlakça, yaklaşık 0,1-0,2 mm. büyüklüğündeki
kabartılar dikkati çeker. Bu kabartılar, mantarın eşeysiz üreme organlarıdır
(Pycinidium). Bu organlar genellikle Mart ve Nisan aylarında belirgin hale
gelirler. Hastalığın daha ileri aşamasında bu mantar için çok karakteristik
olan, önceki çok küçük sarımsı, sonraları boyları 3-4 cm'ye kadar varan
sarı portakal renginden, canlı kırmızıya varan, helezoni, kıvrımlı kordonlar,
belirir (Resim 21). Rutubetli şartlarda, özellikle yağmurdan sonra, üreme
organlarını dolduran olgunlaşmış sporlar, dışarıya atılarak rüzgar, yağmur
ve böcekler aracılığıyla çevreye yayılır ve hastalığın bulaşmasına neden
olurlar. Bu mantarın kavaklara tasallutu, ağaçların en hassas olduğu ve
kendisinin de en faal bulunduğu kış aylarına rastlar. Bu suretle, ortaya
çıkan hastalık gelişerek Ağustos-Eylül sonuna kadar devam eder. Ancak,
büyüme mevsiminin başında, hastalığın gelişmesi yönünden bir yavaşlama
vardır. Bu arada, fidanlar için uygun şartlar yoksa ve meteorolojik açıdan
çok şiddetli sıcaklar, geç donlar ve zayıf fidan kullanılması gibi şartlar
bir araya gelirse, hastalık büyüme mevsiminin başında ortaya çıkarak, kısa
bir süre içinde tüm fertleri ölüme götürebilir. Bu mantara karşı koruma
önlemleri, genel anlamıyla kültürel önlemleri içerir.
2.2. Discosporium populeum Sacc. et Briard. (Dothichiza populea Sacc.et
Briard.)
Yıllardan beri kavak fidanlık ve genç ağaçlandırmalarında, dal ve gövdelere
tasallutuyla tanınan en önemli mantarlardan biridir. Bu mantar, yurdumuzda
son senelerde etkin zararlara neden olmaktadır. Mantarın bitkiye işleyebilmesi
için bir giriş yerinin olması şarttır. Düşen yaprak sapının hasıl ettiği
yara, tomurcukların kopma yerleri, taze sürgünlerin uç kısımları bile mantarın
girişi için uygun yerlerdir. Bu mantarın, ilk belirtisi genç gövde ve dallarda
kabuk üzerinde, çeşitli büyüklükteki açık kahverengiden siyaha varan lekelerdir.
Hastalığın
daha ileri dönemlerinde ise, kabuğun açılmasıyla ortaya çıkan 0.5-2 mm.
çapında, üzeri pullu, ağzı koyu kahverengi, siyah renkli bir krateri andıran
bazen tek tek dağıtılmış, bazen ise birleşerek daha genişlemiş oluşumlar
(Resim 22) dikkati çeker ki bunlar, mantarın spor organlarıdır (Pycnidium).
İklim koşullarının uygunluğuna göre değişmekle birlikte, genellikle Mart-Nisan
aylarında bu spor organları içinde yer alan olgunlaşmış sayısız,
çok küçük sporlar, rüzgar, yağmur ve böcekler aracılığıyla çevreye dağılarak
hastalığı yayarlar. Hastalığın kavaklarda gelişimi, fidanların en duyarlı,
parazitlerin de en aktif bulunduğu Ekim-Mart aylarına rastlar. Böylece
gelişmesini sürdüren hastalığın eylül ayı sonuna kadar devam ettiği görülür.
Bu mantarlara karşı korunma önlemlerinin başında, konunun fidanlıktan itibaren
ele alınması düşünülmelidir. Tüm çeliklerin dezenfekte edildikten sonra
kullanılması ve dağıtılması gereklidir. Bunun için de, çeliklerin % 2'lik
civalı preparatlarla işlem gördükten sonra dikilmesi uygundur. D.populea
bir zayıflık paraziti olduğundan alınacak koruma önlemlerinin ağırlık merkezinin
kültürel önlemler oluşturmaktadır. Ancak, öncelikle en etkili ve kesin
korunma önleminin, hastalığa dirençli klonların seçimi olduğu unutulmamalıdır.
3. Köklere Arız Olan Mantarlar
Bu tür
mantarlar kök çürüklüğüne neden olurlar. Tasalluta uğrayan kavağın yaprakları
sararıp dökülür ve neticede ağaç kurur. Corticium sp., Rosellinia sp. ve
Armillaria mellea (Fr) Karst. (Resim 23) en fazla rastlanan kök mantarlarıdır.
Bunlar yalnız köklere değil gövdenin toprak seviyesinde de çürükler yaparlar.
Kök mantarına karşı alınabilecek en etkili önlem: kavakların kesiminden
sonra arazideki kök artıklarını temizlemek, iki-üç yıl geçmeden aynı araziye
kavak dikmemektir. Dikimlerden sonra ise toprağın havalanmasını sağlayacak
toprak işlemelerine önem verilmelidir.
4. Virüs Hastalıkları
Virüs hastalıkları
genellikle yaprak renginde değişmeler, yaprak, gövde ve dallarda anormal
gelişme, kabuk nekrozu gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bu hastalıklar kavağın
normal gelişimini aksatırlar, en önemlisi Mozaik virüsüdür (Resim 24).
5. Bakteri Hastalıkları
Bakteri hastalıkları çürüklük, nekroz, solgunluk,ur ve kanser oluşumları
ile kendini gösterir. En önemlisi ve en çok görüleni ur oluşumuna sebep
olan Agrobacterium tumefaciens 'dir. Bu bakterinin oluşturduğu önceleri
ufak ve üstleri düz, sonradan renkleri esmerleşerek sertleşen girintili
çıkıntılı şekil alan urlar, bitkinin hem toprak altı hem de toprak üstü
kısımlarında görülebilir. Ancak en fazla kök boğazı ve ana kök üzerinde
rastlanır.