ÖĞRENMEK İSTEDİKLERİNİZ
· BİR TARLAM VAR, KAVAK DİKEBİLİR MİYİM?
Bir araziye
kavak dikilebilmesinin en önemli önkoşulu sulama imkanının olmasıdır. Bu
da tabii ki düz, meyilsiz alanlar gerektirir.
Diğer taraftan, Kavak dikilecek arazi geçirgen, derin, iyi havalanan, taban
suyu 1-1.5 m’lerde gevşek yapılı ve hafif bünyeli bir toprağa sahip olmalıdır.
Toprağın kimyasal reaksiyonu 6.5-8 arasında olmalı, aşırı kireçli ve
tuzlu olmamalıdır. Arazideki durgun su, topraktaki kaba kum veya çakıl
tabakası, geçirimsiz ağır topraklar ve tuzluluk kavakların gelişmesini
engeller. Sığ topraklar, sulama imkanı olmayan veya sulamaya müsait olmayan
dalgalı yamaç araziler, bataklıklar, fazla asit reaksiyonlu, çok tuzlu, kireç
oranı yüksek, çok sıkı ve ağır bünyeli topraklarda ise kavak kesinlikle
düşünülmemelidir.
Yakında mevcut bir kavaklık, o yörede kavaklık yapılıp yapılamayacağının
veya ne derece başarılı olacağının bir göstergesidir. Yine de büyük
miktarda bir kavaklık yatırımı için, toprak ve su analizi yapılmasında
yarar vardır.
· TOPRAK ve SU ANALİZİNİ NEREDE YAPTIRABİLİRİM?
Toprak ve su analizleri, Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüklerinde mevcut
Toprak Laboratuvarlarında yaptırılabilir. Bunun için, kavaklık kurulması düşünülen
araziden toprak örnekleri alınmalıdır. Bu maksatla, arazinin büyüklük ve
yapısına göre birkaç yerde 120 cm derinliğinde çukurlar açılarak, 0-30
cm, 30-60 cm, 60-90 cm, 90-120 cm derinlik kademelerinin her birinden 1.5 kg kadar toprak
alınıp, çukur numarası ve derinliği gösteren bir kağıtla birlikte ayrı
ayrı torbalara konulmalıdır. Örnekler bu şekilde laboratuvara götürülerek,
ayrı ayrı analizlerinin yapılması istenir.
Aynı şekilde, sulamada kullanılacak sudan da 1-2 litre kadar alınarak
laboratuvara götürülmelidir.
· ARAZİMİ DİKİME NASIL HAZIRLAMALIYIM?
Kavak dikilecek arazide daha önce hiçbir tarımsal çalışma
yapılmamışsa, toprağın güçlü traktörlerle 70-80 cm derinlikte iki
yönlü riperlenmesi, daha sonra 40-50 cm derinlikte sürülmesi ve ardından
iki yönde ağır diskaro çekilmesi tavsiye edilmektedir.
Eğer sahada daha önce tarım yapılmışsa, sürüm derinliği altında “pulluk
tabanı” denilen sert ve geçirimsiz bir tabaka oluşmuş olabileceğinden,
daha hafif traktörlerle tek yönlü riperleme, sürüm ve diskaro kullanılabilir.
· KAVAKLIĞIMI KESTİM, YENİDEN KAVAK DİKECEĞİM, KÜTÜKLERİ SÖKMEM GEREKİR Mİ, NASIL?
Tekrar kavak dikilecek bir arazide önceki kütüklerin sökülmesinde yarar
vardır. Bu maksatla, özel olarak imal edilmiş traktörlere monteli kök
parçalama makineleri kullanılır.
Böyle bir saha gerekiyorsa tesviye edilerek, daha önce tarım yapılmış
bir arazide uygulandığı şekilde dikime hazırlanır.
Türkiye, farklı coğrafi bölgelere, bunlara paralel olarak da farklı
iklim özelliklere sahip geniş bir ülkedir. Bu bakımdan, bölgelere göre
dikilebilecek kavak tür ve klonları değişmektedir. Marmara, Ege, Akdeniz,
Batı ve Orta Karadeniz bölgelerinde Melez Kavaklar, İç, Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgelerinde yerli Karakavaklar tavsiye edilmektedir. İç ve Güneydoğu
bölgelerinde Melez kavak da yetiştirilebilir. Bunun sebebi, Melez kavakların
sert kış şartlarından zarar görmesidir. Bu nedenle, bölgelere göre
tavsiye edilen Kavak tür ve klonları şunlardır:
Marmara, Ege, Akdeniz, Batı
ve Orta Karadeniz, Güneydoğu bölgelerinde: I-214, SAMSUN (I-77/51), I-45/51
İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde: GAZİ (TR-56/52),
ANADOLU (TR-56/75), KOCABEY (77/10)
Ülkemizde halen en çok I-214 melez kavağı üretilmektedir.
Kavak cinsi, Dünya üzerinde 5 seksiyon halinde yayılış göstermektedir.
Bunlar, Fırat Kavakları, Akkavaklar, Titrek kavaklar, Karakavaklar, Balzam
Kavakları ve Türkiye’de tabii olarak bulunmayan bir gruptur. Bunların çeşitli
türleri vardır. Bazı seksiyonlara mensup türler kendi aralarında tabii
olarak veya insan eliyle kolaylıkla çaprazlanarak melez fertler meydana
getirebilmektedirler. Özellikle Karakavaklar kendi aralarında ve Balsam
kavakları ile Karakavaklar arasında çok kolay çaprazlanma gerçekleşebilmektedir.
Bu şekilde tabii olarak ortaya çıkmış veya ıslah alışmalarıyla
oluşturulabilen kavak fertlerine Melez Kavak denmektedir. Bunların halen
üretimi yapılanları şunlardır:
I-214: Avrupa -Amerika Karakavakları melezi (Populus
nigra × Populus deltoides)
I-45/51: Avrupa -Amerika Karakavakları melezi (Populus
nigra × Populus deltoides)
NOT:
"Samsun" denilen Populus deltoides (Amerika Karakavağı) klonu, bir
melez olmamakla beraber, özellikleri itibariyle Melez Kavaklarla aynı kapsamda
mütalaa edilmelidir.
Klonun kelime anlamı, bir canlıdan eşeysiz yoldan üretilmiş ve üretildiği
canlı ile aynı genleri taşıyan fert veya bireyler topluluğudur.
Bilindiği gibi, ister bitki, ister hayvan olsun, bireyler birbirinin aynı
özellikte değildir. Mesela hayvanların karakterleri, kişisel özellikleri,
vücut özellikleri birinden diğerine farklılık gösterir. Hayvanlar kadar
belirgin olmamakla beraber, bitkilerde de durum aynıdır. Mesela bazı kavak
fertlerinin büyüme, dallanma, olumsuz şartlara ve hastalıklara
dayanıklılık, odun özellikleri çok farklı ve uygun olabilmektedir. İşte
tabiatta kendiliğinden ortaya çıkmış veya insanlar tarafından
çaprazlamalar sonucu elde edilmiş, çeşitli özellikleri bakımından üstün
bir ağaç bulunduğunda, bu ağaç vejetatif yoldan üretime alınmakta ve elde
edilen fertlere klon denmektedir. Bir kavak klonu, Uluslararası Kavak Komisyonu
(IPC) tarafından bir numara veya isimle tescil edilmekte ve isteyen ülkelerde
kültüre alınmaktadır. Klonlar, farklı iki türün melezi olabildiği gibi,
belli bir türe mensup üstün fertler de olabilir. Kavakçılıkta klonal
üretim, tek bir ağaçtan alınmış çeliklerle yapıldığından, bütün
fertler genetik olarak birbirinin aynıdır. Halen Türkiye’de üretimi yapılan
kavak klonları şunlardır:
I-214: Avrupa -Amerika Karakavakları melezi (Populus
nigra × Populus deltoides)
Samsun (I-77/51): Amerikan Karakavağı (Populus deltoides) klonu
I-45/51: Avrupa -Amerika Karakavakları melezi (Populus
nigra × Populus deltoides)
GAZİ (TR-56/52): Yerli Karakavak klonu
ANADOLU (TR-56/75) Yerli Karakavak klonu
KOCABEY (77/10): Yerli Karakavak klonu
· KAVAK FİDANLARINI NEREDEN SATIN ALABİLİRİM?
Halen Çevre ve Orman Bakanlığına ait Devlet Orman Fidanlıkları, bölgelere
göre uygun Kavak fidanı üretip satmaktadırlar. Bazı bölgelerde, özel
fidanlıklardan da kavak fidanı satılmaktadır. Bu konuda Enstitü’müzden,
mahalli orman teşkilatından istenen bilgi alınabilir.
Diğer
taraftan, kavak fidanları hakkında Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazırlanmış ve halen yürürlükte
olan, "TS
3197 Kavak Fidanları (Yerli Karakavak ve Melez Karakavak)"
isimli bir standard mevcuttur. Üreticiler, iyi bir kavak fidanının nasıl
olması gerektiği hakkında bu standardtan yararlanabilirler.
· KAVAK FİDANLARINI NASIL DİKEYİM?
Satın
alınan fidanlar, kökleri örtülerek nakledilmeli ve en kısa zamanda
dikilmelidir. Fidanlar hemen dikilemeyecekse kökleri asla açıkta
bekletilmemeli, dikileceği zamana kadar toprakla örtülmeli veya su dolu bir
çukura daldırılmalıdır.
Melez Kavak fidanları genellikle Karakavak fidanlarından daha uzun (iki yaşındakiler
6- 7 m’ye kadar) boylu olmaktadır. Bu sebepten, fidanlar daha sonra kendiliğinden
veya rüzgarla devrilmeyecek kadar derine dikilmelidir. İki yaşındaki Melez
kavak fidanlarının en az 80-90 cm derinlikte dikilmesi tavsiye edilmektedir.
Karakavak fidanları iin ise 60-70 cm derinlik yeterli olmaktadır. Dikim çukurları
el ile veya traktöre monteli burgularla açılabilir.
Dikimde her çukura bir teneke iyi yanmış hayvan gübresi konulmalıdır.
Fidan çukuru toprak seviyesine kadar toprakla doldurulmalı, toprak ayakla
iyice sıkıştırılmalı ve fidan herhangi bir kazığa bağlanmamalıdır.
Fidanların diplerine toprak yığılmamalıdır.
Kavaklar araziye sıralar halinde dikilir. Bu durum, daha sonra yapılacak
makineli bakım çalışmaları için gereklidir.
Çeşitli nedenlerle kuruyan veya zarar gören fidanların yerine, takip eden yıl
tamamlama dikimleri yapılır.
· KAVAK FİDANLARINI NE SIKLIKTA DİKEYİM?
Sıklık
konusunda, yetişme muhiti şartları (özellikle toprak ve iklim), yetiştirme
amacı, kullanılan kavak klonu ve türü ile pazarlama şartları önemli rol
oynar. Melez ve
Deltoides (Samsun) Kavakları daha geniş dallanma eğiliminde olduklarından,
genellikle kültürü yapılmakta olan yerli Karakavaklardan daha seyrek
dikilir. Ancak, amaç kaliteli (kalın çaplı ve budaksız) odun elde etmeye yönelik
ise, dikim aralığı geniş, kitle üretimine (ince çaplı) yönelik ise dar
tutulmalıdır.
Melez Kavak fidanları, genellikle, 4×4,
4×5,
5×5,
5×6,
6×6
m aralık-mesafe düzeninde (sıralar arası ve sıra üzerindeki mesafe)
dikilmektedir.
Karakavaklar ise 2×1,
2×2,
2×3,
3×3,
3×4
m mesafe düzeninde dikilebilmektedir.
· BAZI YENİ DİKİLMİŞ KAVAKLIKLARIN ALTINDA TARIM YAPILIYOR, BU DOĞRU MU?
Kavak
ağaçlamasının ilk yıllarında tek yıllık tarla bitkileri ile ziraat yapılabilir.
“Ara tarım” denilen bu faaliyet, yatırım maliyetini bir miktar
azaltmakta veya yetiştiricinin yıllık tarım ürünü ihtiyacını karşılamaktadır.
Ancak yapılacak ziraat, kavakların yaz aylarında
kafi derecede sulanmasına engel olmamalıdır. Diğer taraftan, traktör çalışması
sırasında fidanların kök ve3 gövdelerine zarar vermemeye dikkat
edilmelidir.
Kavak altında ara tarım 3 yıl devam edebilir.
· KAVAKLIĞIMA GÜBRE ATAYIM MI?
Kavak fidanları dikilirken, dikim çukuruna bir teneke yanmış çiftlik gübresi dökülmesi tavsiye edilmektedir. Bunun dışında, kavaklığa uygun bir arazide başka tabii veya mineral gübrelemeye gerek yoktur. Kavaklar, kökleri tarım bitkileri gibi 20-40 cm’lerde olmayıp derine giden, uzun ömürlü ağaçlardır. Bu bakımdan, bilinçsizce yapılacak bir gübreleme, üreticiye ek masraf getirmekten başka anlam taşımayacaktır.
· KAVAKLIĞIMA NASIL BAKIM YAPAYIM?
Kavaklık bakımları, sulama, toprak işleme ve budama-tepe düzeltmesi şeklinde yapılabilir. Bunlardan en önemlisi ve hayati önemi haiz olanı ilk yıllardaki ve kurak dönemlerdeki sulamadır.
· KAVAKLIĞIMI NE ZAMANLAR ve NASIL SULAMAM GEREKİR?
Bir kavaklığın sulama ihtiyacı genellikle dikildiği yıldan başlayarak
azalmaktadır. Bir kavaklık dikildiği yıl mutlaka birkaç defa sulanmalıdır.
Yılın iklim şartlarına göre, bu miktar azalıp artabilmektedir. Henüz
sonbahar gelmeden yapraklarda dalların alt kısımlarından itibaren sararmaların başlaması, susuzluğun en belirgin
göstergesidir. Ancak
sulama için yaprakların sararması beklenmemeli, toprağın nem durumu
izlenerek sulama yapılmalıdır. Bunun için toprağın 50-60 cm derinlikteki
nemliliğine bakılmalıdır.
Kavaklar, kökleri derinde olduğundan, bol, salma su ile sulanır.
NOT:
Yapraklarda
zamansız sararma, topraktaki kireç fazlalığından da kaynaklanabilir. Ağacın
tüm yapraklarının yaz ortasında sapsarı olduğu ve kloroz denilen bu
oluşumun susuzlukla bir ilgisi yoktur. Özellikle İç Anadolu Bölgesinde görülen
bu tür topraklarda kavakçılık yapılmamalıdır.
Sulanan her tarlada olduğu gibi, kavaklıklarda da otlanma olabilir. Bu
bakımdan, hafif diskaro ila yapılacak üst toprak işleme, gerek sulama sonucu
oluşan kaymak tabakasının kırılması gerekse otların bertaraf edilmesi ile
kavakların gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bu konuda, “daha iyi olur”
düşüncesiyle derin sürüm yaparak hem gereksiz masraftan, hem de oluşacak yüzeysel
köklerin kopartılarak ağaçlara zarar verilmesinden kaçınılmalıdır.
Bu tür sürümler, yılda 2 defa olmak üzere, 5 – 7 yıl süre ile yapılabilir.
· KAVAKLARIMI NE ZAMAN ve NASIL BUDAMAM GEREKİR?
Kavaklarda budama, öncelikle bu ağaçlardan elde edilecek odunun hangi
sanayi dalında kullanılacağına bağlıdır. Soyma ve kereste sanayii düzgün,
budaksız odun tercih ederken, yongalık odun için böyle bir şart yoktur.
Ancak, sadece Melez Kavakların soymalık olarak kullanılabildiği
unutulmamalıdır.
Yeni dikilen bir kavaklıkta, ilk yıllarda fidanların alt kısımlarında sürgünler
oluşabilir. Bunlar sonbaharda alınmalıdır. Sağlıklı bir kavaklık, ikinci
yıldan itibaren hızla boylanmaya başlar. Bu esnada, gövdenin istenmeyen kısımlarında
dallanmalar, tepede çatallanmalar olabilir. Odunun soyarak değerlendirildiği
kontrplak, kibrit gibi bazı sanayii dallarında budaksız, düz, kalın gövdeler
tercih edildiğinden, gövdenin alttan itibaren 6-8 m’lik kısmı odunun
soyulabildiği 8-9 cm çap kalınlığından itibaren dalsız tutulmalıdır.
Bir başka ifadeyle, gövdenin alttan 1/3’ü dalsız olmalıdır. Budama
işlemine, 6-8 yaşlarında son verilir.
Ağaçlar hiçbir zaman aşırı budanmamalı, budanan dallar gövde
yüzeyinde çıkıntı bırakmayacak şekilde kesilmelidir. Budama yıl içinde
kavaklık sahibi tarafından uygun görülen bir zamanda yapılabilir.
Budamanın yanında diğer önemli bir uygulama, düzgün bir gövde oluşumu
için gerekli görülen tepe düzeltmeleridir. Tepelerde oluşabilecek
çatallanma veya hakim yan dal oluşumları, uygunsuz dal kesilip
uzaklaştırılarak özellikle ilk yıllarda önlenmelidir.
Budama, oldukça zor ve maliyeti artırıcı bir bakım uygulaması
olduğundan, kavakçı kendine göre bir yol çizerek bu işlemi yapmalıdır.
· KAVAKLIĞIMIN GELİŞMESİ NORMAL Mİ?
Ormancılıkta
bir saha üzerindeki ağaçların gelişme derecesi, yetişme ortamı endeksi
(bonitet endeksi) ile belirlenir. Buna, ağaçların belli boylara hangi yaşlarda
eriştiklerine bakılarak karar verilir. Ancak Melez kavaklarla Karakavakların
gelişme dereceleri farklıdır.
Enstitü’müzde yapılan bir araştırmaya göre, I-214 Melez kavağı için kısaltılmış
bonitet endeksi ve bunlara göre oluşturulan bonitet sınıfları
tablosu aşağıdaki gibidir. Bu tablo, 2 yaşlı fidanlarla yapılan dikimler içindir.
|
YAŞ |
BONİTET ENDEKSİ (m) |
|||
|
32 |
28 |
24 |
20 |
|
|
BONİTET SINIFI |
||||
|
I |
II |
III |
IV |
|
|
3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 |
11.5 14.0 16.4 18.7 20.9 23.0 24.9 26.6 28.2 29.4 30.5 31.4 |
10.4 12.5 14.6 16.7 18.7 20.5 22.2 23.7 24.9 26.0 26.9 27.5 |
9.0 10.8 12.6 14.4 16.1 17.7 19.2 20.5 21.5 22.4 23.1 23.7 |
8.1 9.5 11.0 12.5 13.7 15.2 16.3 17.3 18.2 18.9 19.4 19.82 |
Yine Enstitü’müzde yapılan bir başka araştırmaya göre, Karakavaklar için kısaltılmış bonitet endeksi tablosu
aşağıdaki gibidir:
|
YAŞ |
BONİTET ENDEKSİ (m) |
|||
|
18 |
16 |
14 |
12 |
|
|
BONİTET SINIFI |
||||
|
I |
II |
III |
IV |
|
|
3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 |
7.9 9.5 11.1 12.7 14.2 15.6 16.9 18.0 19.0 19.8 20.5 21.0 |
7.0 8.5 9.9 11.3 12.6 13.9 15.0 16.0 16.9 17.6 18.2 18.7 |
6.3 7.5 8.7 9.9 11.0 12.1 13.1 14.0 14.8 15.4 15.6 16.4 |
5.4 6.4 7.4 8.4 9.4 10.4 11.2 12.0 12.7 13.2 13.7 14.0 |
Kavaklık
sahibi, ağaçlarının ortalama boyunu belirleyerek ve bu tabloya bakarak,
arazisinin bonitet sınıfına göre gelişmenin normal olup olmadığını
izleyebilir. Bir başka ifadeyle, bir kavaklıktaki ağaçların ortalama boy ölçüleri
bunlardan hangilerine uyuyorsa, kavaklığın arazisi o bonitet sınıfında sayılır.
· KAVAKLARIMI NE ZAMAN KESEBİLİRİM?
Kavakçılığın
bazı yıllık tarım bitkilerine nazaran avantajı, belli bir yıl veya
mevsimde ürünün –yani odunun- mutlaka hasat edilip elden çıkarılmasının
şart olmayışıdır. Kavaklar, uzun yıllar yaşayabilmekte ve istenildiği
zaman kesilebilmektedir. Ancak bu konuda aşağıda açıklanan bazı olgular
dikkate alınmalıdır.
Ağaçların yıllık genel ortalama odun artımı belli bir yaşta azami
miktara ulaşmakta, daha sonra düşmektedir. Kavaklıklar, genellikle en yüksek
odun veriminin (hasıla) sağlandığı bu yaşta veya bu yaşa yakın yıllarda
kesilmektedir. Ancak, bu yaşlarda kesim yapmak, karlılığın da en yüksek
olduğu anlamına gelmemektedir. Bu bakımdan, mevcut kavaklıkta en yüksek
karlılığın sağlandığı kesim yaşını tam olarak belirleyebilmek için, fayda-masraf
analizlerinin yapılması gerekmektedir. Bu analizlerine dayalı olarak
bulunan ve karlılığın azami olduğu yaşlara mâli idare süresi
denilmekte; bu süre, I-214 melez kavaklarında dikim sıklığı ve toprak
verimliliğine bağlı olarak 8-14 yıl arasında değişmektedir.
Normal bakımları yapılmış melez kavak ağaçlandırmalarında, genel
ortalama artımın azami olduğu ve araziden
en yüksek odun veriminin (hasıla) sağlandığı kesim yaşları da
dikim sıklığı ve toprak verimliğine bağlı olarak değişmekte ve 11-13 yıl
arasında olmaktadır. Enstitü’müzde yapılan araştırmalara göre, değişik
bonitet sınıfları ve dikim aralıklarında tesis edilmiş I-214 kavakları için,
genel ortalama odun artımının azami olduğu yaşlara göre kesim yaşları aşağıdaki
tabloda verilmiştir:
|
Dikim
Aralığı |
Bonitet Sınıfı |
Dikim Aralığına Göre Kesim Yaşı |
|||
|
I |
II |
III |
IV |
||
|
4×5 |
11 |
11 |
12 |
12 |
12 |
|
5×5 |
12 |
12 |
12 |
13 |
13 |
|
5×6 |
13 |
12 |
13 |
13 |
13 |
|
6×6 |
13 |
12 |
13 |
13 |
13 |
|
Bonitete Göre Kesim Yaşı |
12 |
12 |
13 |
13 |
|
Normal
bakımları yapılmış Karakavak ağaçlandırmalarının genel ortalama odun
artımının azami olduğu yaşlara
dayalı kesim yaşları da, melez kavak ağaçlandırmaları ile
benzerlik göstermektedir. Yine Enstitü’müzde yapılan araştırmalara göre,
değişik bonitet sınıfları ve dikim aralıklarında tesis edilmiş
Karakavaklar için genel ortalama odun artımının azami olduğu yaşlara göre
kesim yaşları aşağıdaki tabloda verilmiştir:
|
Dikim
Aralığı |
Bonitet Sınıfı |
Dikim Aralığına Göre Kesim Yaşı |
|||
|
I |
II |
III |
IV |
||
|
2×1 |
11 |
12 |
12 |
12 |
12 |
|
2×2 |
12 |
12 |
12 |
12 |
12 |
|
2×3 |
12 |
12 |
12 |
13 |
12 |
|
3×3 |
13 |
13 |
13 |
13 |
13 |
|
Bonitete Göre Kesim Yaşı |
12 |
12 |
12 |
13 |
|
Kavaklık sahibi kavaklığının gelişmesini izleyerek, kavaklarını kesip satacağı en karlı yılı tahmin etmeli ve buna göre planlarını yapmalıdır.
· KAVAKLIĞIMDA NE MİKTARDA ODUN VAR?
Ağaç
gövdeleri hacım ölçüsü (m3) üzerinden değerlendirilir. Ormancılıkta
yaygın olarak üretilen ağaç türleri için hacım tabloları geliştirilmiştir.
Bunlar gövdenin yerden 1.3 m yüksekliğinden ölçülen çapına göre (tek
girişli hacım tablosu) veya hem çapına, hem boyuna göre (çift girişli
hacım tablosu) düzenlenmiş olabilir. Ağaçlarda gerekli ölçüler yapılarak
ve bu tablolardan yararlanılarak, sahadaki odun miktarı hesaplanabilir.
Yine kavaklıklardaki odun miktarını belirlemek için, bonitet sınıfı ve
dikim aralıklarına göre her yaş kademesi için birim alandaki (hektardaki)
odun hacmını veren hasılat tablolarından da yararlanılabilir. Bunun
için, öncelikle yukarıda “KAVAKLIĞIMIN GELİŞMESİ NORMAL Mİ?”
sorusunda verilen Bonitet Endeksi Tablosu yardımı ile kavaklığın
bonitetinin belirlenmesi gerekmektedir.
Enstitü’müz, I-214 Melez Kavağı ve Karakavaklar için hacım ve hasılat
tablolarını hesaplamış ve yayınlamıştır. Kavak üreticileri bu yayınları
temin ederek kavaklıklarındaki odun servetini m3 olarak tahmin
edebilirler. Odunun kaç ton geleceği ise,
KAVAKLARIMI TON ÜZERİNDEN
SATIN ALMAK İSTİYORLAR, NE DERSİNİZ? sorusuna verilen cevaptan
yaklaşık olarak hesaplanabilir.
Diğer
taraftan, kavak ağacı hacimlendirme hakkında Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazırlanmış
ve halen yürürlükte olan, "TS
9062 Kavak Ağacı- Dikili- Ölçme ve Hacimlendirme"
isimli bir standard mevcuttur:
· KAVAKLARIMI TON ÜZERİNDEN SATIN ALMAK İSTİYORLAR, NE DERSİNİZ?
Odun ticareti, hacım (m3)
ve ağırlık (ton) üzerinden yapılabilir. Soymalık ve kerestelik odun daha
çok hacım üzerinden alınıp satılırken, yongalık odun ticaretinde
ağırlık kullanılmaktadır. Yuvarlak odunların hacmının belirlenmesi için
her tomruğun çap ve boyunun ayrı ayrı ölçülmesi ve o ağaç türü için
belirlenmiş özel hacım tablosu gerektiğinden, bu işlemler de üretim
masraflarını artırdığından, kavak odunu ticaretinde son yıllarda her türlü
odun ağırlık üzerinden alınıp satılmaya başlanmıştır.
Ancak yıl içinde dikili haldeki kavak odununun ağırlığı
değişmektedir. Enstitü’müzde
yapılan bir araştırmaya göre, I-214 melez kavağının 1 m3’ü
kesildiği anda mevsimlere göre şu ağırlıklarda olmaktadır:
Kış mevsiminde: 860 kg
İlkbahar mevsiminde: 830 kg
Yaz mevsiminde: 800 kg
Sonbahar mevsiminde: 730 kg
Buradan anlaşılacağı üzere, üretici kış kesimlerinde oldukça karlı çıkmaktadır.
· KAVAKLARIMI KENDİM KESTİRİP SATMAK İSTİYORUM, NASIL TOMRUKLAMAM LAZIM?
Melez
Kavak odunu soyulmadan alınıp satılmaktadır. Melez kavaklardan elde edilen
yuvarlak odun; soymalık tomruk, kerestelik tomruk ve yongalık
odun olmak üzere, genellikle üç sınıfta toplanmaktadır. Soymalık
tomruk, kabuklu ince uç çapı en az 25 cm olan tomrukları; bıçkılık
tomruk, kabuklu kalın uc çapı 25 cm’den az, ince ucu çapı en az 17 cm
olan tomrukları; yongalık odun, kabuklu kalın uc çapı 17 cm’den az, ince
uc çapı en az 5 cm olan odunları kapsamaktadır. Piyasa
şartlarında soymalık tomruklar
genellikle 3’er m halinde kesilmekte, kerestelikler farklı boylarda
olabilmektedir. Yongalık odunda boy önemli değildir. Ağaçların, ince uç
çapı 5 cm’ye kadar olan dalları da yongalık olarak değerlendirilmektedir.
Karakavaklar ise soymalık odun olarak kullanılmamakta, kerestelik, kabukları
soyulmuş yuvarlak odun ve yongalık odun olarak değerlendirilmektedir.
Diğer
taraftan, kavak tomrukları hakkında Türk
Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından hazırlanmış
olan aşağıdaki standardlar halen yürürlüktedir. Üreticiler,
bu standardlardan da yararlanabilirler.
TS
674 Kerestelik Karakavak Tomruğu
TS 1067 Kibritlik Kavak Tomruğu
TS EN 1316-2 Sert (Yapraklı) Yuvarlak Yapacak Odun- Kalite Sınıflandırması-
Bölüm 2: Kavak
TS 3273 Soyma Kaplamalık Kavak Tomruğu
TS 4711 Kesme Kaplamalık Kavak Tomruğu
· KAVAKLIĞIMDAKİ SOYMALIK, KERESTELİK ve YONGALIK ODUNU HESAPLAYABİLİR MİYİM?
Enstitü’müzde yapılan araştırmalar sonucu, I-214 Melez Kavağı için geliştirilen odun sınıfları hacım tablosu ve hasılat tabloları yardımı ile bir kavaklıktan elde edilebilecek soymalık, kerestelik ve yongalık odun hacmını hesaplamak mümkündür.
· KAVAKLIĞIMDA NE ZAMAN İLAÇLAMA YAPMALIYIM?
Zararlılarla mücadelede ilaçlama son çare olarak düşünülmelidir. Öncelik; henüz başlangıç aşamasında iken doğru yer ve fidan seçimi ile arazi hazırlığına verilmelidir. Daha sonraki bakım ihtiyaçlarının da usulüne uygun olarak yapılmasına dikkat edilmelidir. Buna rağmen bir zararlı görülürse, türü, zararın boyutu, biyolojik safhası gibi kriterler göz önüne alınarak ilaçlamaya karar verilebilir (Daha fazla bilgi için: Kavak Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele).
· aĞAÇ GÖVDELERİNDE AKINTILAR VAR, NE YAPABİLİRİM?
Gövdelerde akıntı çeşitli sebeplerle olabilir. Bunlar arasında en önemlisi Agrilus ater denilen böcektir. Bu böcek sağlık durumu oldukça bozulmuş ağaçlara musallat olmaktadır. Topraktaki taban suyu ile ilgili problemler, özellikle ağır bünyeli topraklarda yapılan aşırı sulama, taban suyu seviyesinin ani düşmesi, aşırı tuzluluk, aşırı kuraklık, aşırı budama bu böceğin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Arazideki bu tür problemlerin giderilmesi gerekir.
· FİDAN GÖVDELERİNDE ŞİŞKİNLİKLER OLUŞTU, SEBEBİ ve GİDERMENİN ÇARESİ NEDİR?
Ağaçlandırmaların
ilk 1-2 yılında gövdelerde galeriler açan ve galerilerin olduğu kısımda
şişkinlikler oluşturan böcek Sciapteron tabaniformis
Rott.’dir. Bu
zararlıdan korunmak için alınacak ilk önlem, ilkbaharda budama yapmamak ve
fidanları yaralamaktan kaçınmaktır.
Bu
böcekle mücadele için, erginlerin görülmesinden 20 gün sonra ilk gövde ilaçlaması,
20 gün ara ile ikinci, gerekiyorsa üçüncü ilaçlama yapılabilir.
İlaç olarak 120 g/hl konsantrasyonda Fenitrothion aktif maddeli ticari ismi
Folithion olan ilaç kullanılabilir.
· AĞAÇLARIN GÖVDELERİNDE KÜÇÜK DELİKÇİKLER ve BUNLARDAN ÇIKAN ODUN TALAŞI GÖRÜLÜYOR, NE YAPABİLİRİM?
Bazı
böcekler, kavak gövdelerinde, kabuk altında ve odun dokusunda galeriler açarak
zarar yaparlar.Bunların
en önemlileri Melanophila picta Pall. (Kavak süslü böceği), Sciapteron
tabaniformis Rott. (Kavak odun arısı), Cryptorhychus lapathi L. ve
Agrilus ater L.’dir.
Özellikle Melanophila picta tasallutundan kaçınmak için kavaklık
susuz bırakılmamalıdır. Sciapteron tabaniformis’e karşı ise bakım
işlemleri ihmal edilmemelidir.
C.
lapathi ile yapılacak ilaçlı mücadele için, ilkbahar başlangıcında ilk gövde
ilaçlaması, 15 gün ara ile ikinci ilaçlama yapılmalıdır. İlaç olarak;
30 ml/hl konsantrasyonda Deltamethrin aktif maddeli (Decis), 50 ml/hl
konsantrasyonda Cypermethrin aktif maddeli (Imperator) veya 150 g/hl
konsantrasyonda Fenthion aktif maddeli (Lebaycide) ilaçlar kullanılabilir.
· AĞAÇLARIN GÖVDE ve DALLARI BEYAZIMSI PULLARLA KAPLI, NE YAPABİLİRİM?
Bunlar
muhtemelen ağaçların gövde ve dallarında özsu emerek yaşayan ve üstlerinde
koruyucu bir kabuk olmasından ötürü kalkanlı bitler de denilen zararlılardır.
En önemlileri Chionaspis salicis L., Lephidosaphes ulmi L.'dir.
İlaçlı
mücadelede en uygun zaman larvaların yumurtadan çıkıp uygun beslenme yeri
aradığı zaman ile koruyucu kalkanın ilk oluşma zamanlarıdır. İlaçlı mücadelede
için, 150 ml/hl konsantrasyonda Fenthion aktif maddeli (Örnek ilaç: Lebaycide)
veya 100 ml/hl konsantrasyonunda Methidation aktif maddeli (örnek ilaç:
Supracide, Suprathion) ilaçlar tasallutlu yere fırça ile sürülmelidir.
· YAPRAK ve İNCE DALLARDA ÇOK MİKTARDA BÖCEK ve KARINCA GÖRÜLÜYOR, NE YAPMALIYIM?
Yaprak
ve ince dallarda özsu emerek yaşayan ve benekler, renk değişimi ve
kurumalara sebep olabilen bu böceklere aphit denilmektedir. Karıncaların
kavağa bir zararı yoktur; bu böceklerin vücut salgılarıyla
beslenmektedirler.
Yoğun
olmadığı sürece mücadele ihmal edilebilir. Çok yoğun tasallut hallerinde ilaçlı
mücadelede için, 100 ml/hl konsantrasyonda Dimethoate aktif maddeli (Örnek
ilaç: Rogor) veya 100 ml/hl konsantrasyonunda Fenthion aktif maddeli (örnek ilaç:
Lebaycide)
ilaçlar kullanılabilir.
· YENİ DİKTİĞİM FİDANLAR YAPRAK ÇIKARIRKEN KURUDU, NE YAPILABİLİR?
Fidanların
dikim sonrası tam yapraklanamadan kuruması birkaç sebepten olabilir.
Bunlardan bazıları, kökleri veya gövdesi ölmüş fidan dikilmesi, dikim
hataları ve bunların sonucunda ortaya çıkan mantar hastalıkları olabilir.
Kurumuş fidanları söküp sahadan uzaklaştırmak;
sağlıklı fidanlarla yeniden dikim yaparken, dikim usul ve esaslarına uymak gerekir.