KORUMA İLE İLGİLİ ABSTRAKLAR
51) DEĞİŞİK YETİŞTİRME ORTAMLARINDA İSTİRİDYE MANTARININ (Pleurotus sp.) KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Yılı / No.:
1994/2-167
ODC :282.2:176.1
Yazarları: ULUER, K.., ÖZAY, F. Ş.
Bu araştırmanın amacı, değişik yetiştirme ortamlarının Pleurotus mantarı verimi üzerine etkilerini belirlemektir. P. ostreatus ve P. florida mantarları yapraklı ağaç (Quercus cerris L., Fagus orientalis Lipsky, Populus tremula L., Alnus glutinosa (L) Gaertn, Tilia tomentosa Monench., Ulmus montana With., Castanea sativa Mill, Carpinus betulus L., Eucalyptus camaldulensis Dehm., Acer campestre (L.) takozlarına aşılanmış ve yetiştirilmiştir. En yüksek biyolojik verim oranı P. florida ile Populus tremula L. üzerinde elde edilmittir (% l8.29). P. ostreatus ve P. florida mantarları kavak (Populus euramericana cv. O- 214) kök kütüklerine aşılanmıştır. Kuluçka devresinde kök kütüklerini örtmek için Polietilen plastik örtü, parafin ve çayır - ot kullanılmıştır. Çayır - ot örtüsü en iyi örtü materyali olarak bulunmuştur. Bu sistem ile elde edilen biyolojik verim oranı % 55.54 olarak elde edilmiştir. Beş Pleurotus ırkının (P. ostreatus, P. florida, P. sajor - caju, P. pulmonarius P. pulmonarius P. colimbinus) üç çeşit yetiştirme ortamı (fındık kabuğu, fındık kupulası ve orman gülü odunu) üzerinde yetiştirilmiştir. Biyolojik verim oranları P. ostreatus ile kupula üzerinde % 34.80 ve fındık kabuğu üzerinde P. sajor - caju ile % 8.76 olarak bulunmuttur. Ormangülü odunları üzerinde şapka elde edilememiştir.
52) Cryptorhyncus lapathi L.'YE KARŞI MÜCADELE
Yılı / No.:
1995/2-172
ODC:145.7:19.91:176.1 Populus
Yazarları: GÜLER, N., CAN, P., ÖZAY, F.
Cryptorhynchus lapathi L. kavak fidanlık ve ağaçlandırmalarında çok büyük zararlara sebep olmaktadır. Böceğin yayılma kabiliyeti son derece kısıtlı olduğu halde, önceden varlığını belirlemek güç olduğundan böcekli fidanların, farkına varılmadan ağaçlandırmalarda kullanılmasıyla kolayca yayılabilmektedir. Görüldüğü her yerde, süregelen ekolojik şartlara, hayat devrini değiştirerek kolayca uyabilmekte, tasallutu ancak gövdeler üzerinde ortaya çok akıntı ve öğüntüler ile anlaşılmakta, fakat o zaman da mücadele açısından geç kalınmaktadır. Zira bu böceğe karşı alınabilecek en etkin tedbir sadece tam zamanında ilaç kullanmaktır ve bu araştırmada ilaçlamanın zamanlanması konusuna açıklık getirilmektedir.
53) KAVAK FİDANLIKLARINDA Sciapteron tabaniformis Rott. PROBLEMİ
Yılı / No.:
1995/3-173
ODC : 145.7 :411.12 :414.1 :176.1 Populus
Yazarları: GÜLER, N., CAN, P.
Sciapteran (=Paranthrene) tabaniformis Rott. Yurdumuzun bütün kavak fidanlıklarında bulunmaktadır. Gövde üzerinde herhangi bir sebeple oluşan yaralar tasallutunu arttırmaktadır. Yoğun tasallutu halinde ilaçla mücadelesi gerekmektedir. Behiçbey (Ankara) ve Diyarbakır'da yapılan çalışmalar çeşitli klonların bu böceğe karşı hassasiyetinin çok büyük değişiklik gösterdiğini ortaya koymuştur. Zira aynı fidanlıkta yanyana bulunan fidanlar üzerinde tasallut çok farklı olabilmektedir. Diğer taraftan Diyarybakır fidanlığında yapılan incelemelerde çeşitli klonlara ait fidanların çap, boy ve formları ile tasallut oranı arasında bir ilişki bulunamamıştır. Fakat bir fidanlıkta yoğun tasallut gören bir klon, diğerinde çok az tasalluta uğramakta veya hiç tasallut görmemektedir. Bu nedenle, bir klonun bu böceğe hassasiyetini belirleyebilmek için mutlaka onun kullanılacağı yerde yapılacak incelemelerin sonuçları dikkate alınmalıdır.
54) MARMARA BÖLGESİ'NDE SÖĞÜTLERDE ZARAR YAPAN BÖCEKLER
Yılı / No.:
1997/4-183
ODC: 245.1:145.11:245.12:245.13
Yazarı: ÖZAY, F.
Söğüt; ülkemizde çok eski yıllardan beri geleneksel yöntemlerle tarla ve akarsu kenarlarında yetiştirilip, odunundan yapacak ve yakacak olarak yararlanılmakta olan bir ağaçtır. Son yıllarda odun ihtiyacının artmasına paralel olarak kavakçılıkta olduğu gibi geniş sahalarda da söğüt yetiştirilmesi gündeme gelmiştir ve bu konuda araştırma çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmada Marmara Bölgesi'nde doğal olarak bulunan ve yetiştirilen söğütlerde mevcut böcekler belirlenmiştir ve bu böceklerin hangi şartlarda etkin zararlar yapabileceği konusunda tespitler yapılmıştır. Çalışmalar sonucunda Marmara Bölgesi'nde söğütler üzerinde 5 takım ve 28 familyaya ait 66 tür böcek tespit edilmiştir.
55) KAVAKLARDA Cytospora chrysosperma (Pers) Fr.TASALLUTUNU ÖNLEME ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Yılı / No.:
1998/3-186
ODC: 172.8:411.16:416.4:181.29:176.1 Populus
Yazarları: ULUER, K. GÜRER, M., GÜLER, N.
Bu çalışmada, sekiz çeşit kavak klonunun C.chrysosperma, fungusuna karşı dirençleri test edilmiştir.En hassas klonlar 77/10, Samsun ve 67/1 klonları, en dayanıklılar ise I-214, Anadolu ve 64/13 klonları olarak bulunmuştur. Bu reaksiyon çalışmasında Sonbahar dikimleri daha çok zarar görmüştür. En az etkilenen, İki yaşlı-İlkbahar dikimleri olmuştur. Karakavak ağaçlamalarında yapılan tespite göre: fungus zararı, donlu günler sayısı, topraktaki kil ve kireç oranı ile doğru orantılı olarak artmakta, yağış etkenliği (Im) arttıkça zarar azalmaktadır. Fungus, en büyük zararı sık dikimlerde yapmakta, aralık-mesafe artıkça zarar azalmaktadır. En çok zararı dikimin birinci yılında meydana getirmekte, ikinci ve daha sonraki yıllarda bu zarar azalmaktadır.
56) KAVAKLARA ARIZ OLAN Pygaera anastomosis L. ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Yılı / No.:
2000/1-191
ODC: 245.1:145.7:151.4:176.1.Populus
Yazarları: ÖZAY, F., GÜLER, N., SELEK, F.
Pygaera anastomosis L.'in Bursa, İzmit, Sakarya, Edirne, Samsun-Bafra'da mevcut olduğu ve Populus sp., Salix sp.'lerde zarar yaptığı tespit edilmiştir. Önemli bir yaprak zararlısıdır. Biyolojinin incelendiği Bursa ve İzmit yöresinde yılda 4 generasyon vermektedir. Zararlının larva safhası 1,2,3. generasyonlarda 18-20, pupa safhası da 7-12 gün sürmektedir. Kışlayan 4. generasyonun larva süresi 240-245 gün, pupa süresi ise 12-15 gündür. Kışlama ikinci ve üçüncü larva safhasında bir kokon içinde dal çatlakları ve yara yerlerinde olur. Erginlerin çiftleşmesi 8-15 saat kadar sürer. Dişi çiftleşmeden 2-3 gün sonra ortalama 350-650 kadar yumurta bırakır. Yumurtaların olgunlaşma süresi 3-5 gün kadardır. Larva pupa olana kadar 5 kez deri değiştirir. Olgun halde boyu 30-32 mm'dir. Larvalar ilk iki safhada yaprakları iskelet halinde bırakacak şekilde beslenirler, 3. safhada kalın damarlara dokunmaksızın yaprak ayasını yerler, 4. safhada sadece orta damara dokunmazlar, olgun larvalar ise yaprak sapı hariç tamamını yerler.
57) İzmİt’te şehİr İÇİ ağaçlandırmalarında görülen gelİşİm yetersİzlİğİ VE kuruma nedenlerİnİn bULUNMASI
Yılı / No.:
2005/200 ODC:
279: 425.9: 449: 453: 469
Yazarları: GÜLER, N., ULUER, K., ÖZAY, F. Ş., ZENGİN, M., SELEK, F.
Bu araştırmanın amacı, İzmit şehri içinde ağaç ve ağaccıkların sağlığını etkileyen yükselti, bakı, eğim, toprak şartları, trafik gibi faktörlerin baskısını belirlemek, diğer biyotik ve abiyotik zararlıları ortaya koymaktır. Gelecekte, park-bahçe ağaçlandırılmasında kent için en uygun ağaç türleri seçilmiş olacaktır.
58) Bazı Kavak Klonlarının Pas Mantarına (Melampsora alli-populina kleb.) Karşı Dirençlerinin Araştırılması
Yılı / No.:
2008/207 ODC:
172.8:411.16:416.4:176.1: Populus
Yazarları: ULUER, K., ÖZAY, F. Ş., SELEK, F., KARAKAYA, A.
Bu çalışma, ülkemiz kavak
yetiştiriciliğinde önemli olarak görülen
P. x euramericana (I-214)
ve P.deltoides klonlarının [45/51, 77/51 (Samsun), S.307.26 (İzmit) ve 89
M.060] Melampsora allii-populina kleb isimli pas mantarına karşı
hassasiyetlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.
Varyans analiz sonuçlarına göre, klonlar arasında pas mantarına karşı
dayanıklılık farklılıkları oluşmuş, ancak aralık- mesafeler ile pas mantarı
tasallutu arasında bir farklılaşma tespit edilememiştir. Bu beş klondan, 89
M.060 klonu çok dirençli, 45/51 ve S.307.26 (İzmit) klonları dirençli, 77/51
(Samsun) ve I-214 klonları hassas bulunmuştur.